Bundan 7 yıl önce, blog yazmaya “Merhaba Evren” başlığını atarak başlamıştım, yazılımcıların klasik örneği olan, “Hello World” ü biraz daha genişletmek istedim, sonuçta yazılım dünyası artık dünya dışına çıkmış durumda, bu yazıda da blog yazmaya neden tekrar başladığımı aktaracağım.

İnsanın doğal dürtülerinden biri olan, iletişim ve bilgi aktarımı bugün sosyal medya ile yeterince sömürülüyor ve ilginçtir ki sosyal medya siteleri çoğaldıkça hepsi belirli kategorilere ve kitlelere ayrışmaya başladı, örneğin linkedin iş ortamına özelken, facebook orta ve orta üst yaş grubuna kaydı, instagram gençlerin elinde, twitter ise iki kelamla artistik söz yazmacıların ortamı olmuş durumda.

Ben ise bu yazdıklarımın her birinden kısıtlı olarak varım, ve yoğum.

Blog yazmanın her birine göre daha özgür bir alan olduğunu düşünüyorum, sonuçta kendi çöplüğünüzde kendiniz ötüyorsunuz, isterseniz yorum sistemi entegre ederek, yorum alabilir isterseniz almazsınız. Tamamen kendi isteğinize göre davrana bildiğiniz tasarlayabildiğiniz bir alan. Şimdi fark ettim ki sosyal medyanın ilk zamanlarında, profiller daha özelleştirilebilir durumdaydı, hatta hatırlıyorum ki facebook kullanıcılarının kendi sayfalarına html widgetları eklemesine izin veriyordu. Bu sayede kendi imajınızı daha iyi yansıtabiliyordunuz, şimdi ise bir veri girişçisinden farkımız yok. Sanırım twitter da renk seçebiliyor, ve bize ayrılan ekstra bir kaç fotoğraf yükleme alanı. 3 satırlık biyografi alanları vs.

Demem o ki sosyal medya artık özgürce davranabileceğimiz alanlar olmaktan çıktı, veya ben öyle düşünüyorum. En azından daha az özelleştirilebilir durumda olduğundan eminim.

Hazır sosyal medyayı eleştiriyorken, yarattığı kimlik kargaşasından da bahsetmek gerekir, twitter da artist kelamları savururken, linkedin de CEO gibi görünmek, facebook da akrabaların duvarında doğum günü kutlarken, instagram da yemek fotoğrafı paylaşmak, bunların her biri insana yeni bir profil ve yeni bir davranış biçimi katıyor, ve bu profiller arasında dolandıkça sanırım insan kendi kimliğini yitirmeye başlıyor.

Hepimizin kendine ait doğru veya yanlış, az veya çok, iyi veya kötü fikirleri vardır, bunların toplamı bizi belirtiyorken, bunları profillere ayırdığımızda birden fazla kişi ortaya çıkmış oluyor.

Bunun üzerine bende ayrı ayrı oradan buradan kırpıp yeni profiller oluşturacağıma, tek platformdan kendi çöplüğüm den ötmek istedim, bunu da nicknameler veya farklı profiller üzerinden saklanarak değil, kendi kimliğimle yapmak daha sağlıklı olur diye düşündüm, ve blog yazmaya tekrar başladım.

Okuyuculara da kolaylık olsun diye 4 adet kategori yaptım, bunları da kitleye göre ayırdım, bir kitle sadece bilişim hakkında şeyler okumak isteyebileceği için bilişim hakkında kategorisi açtım, diğer kategori ise kişisel şeyler hakkında, ek olarak duyurular ve paylaşımlar için paylaşım kategorisi, ilham verecek sözler içinde sözler kategorisi mevcut. Bunların hepsine de blog menüsünden ulaşabileceksiniz.

Belki ileride de bir arama kutusu eklerim nede olsa bura benim çöplüğüm, esen kalın.