Bu yazıda değer kavramı üzerine bazı düşüncülerimi paylaşacağım, kısaca konuya girmek gerekirse, değer tamamen insanın ortaya attığı bir şey. Bir şeyin değerli ve değersiz olmasını tamamen kişi belirliyor, hatta bu kişi kavramı yerine diğer canlıları da katarak özne demek istiyorum. Özne nesneye bir değer biçiyor, ancak bu değerin nesnenin üzerinde herhangi bir mevcudiyeti yok, yani ben patates 5 lira dediğimde, patatesin yüzeyinde 5 rakamı var olmuyor. Bu tamamen öznenin yani benim, ortaya attığım ve aslında benim zihnimden ötesine de pekte çıkmayan bir şey. Ardından benim zihnime sahip olan, veya benim biçtiğim değeri kendi zihnine yansıtabilen diğer özneler, bu değeri kabul ediyorlar, ve ortak bir değer alanı oluşmuş oluyor. En basit tabiriyle maddi anlamda değer biçmek bu şekilde.

Diğer yandan, maddi olmayan bir çok konuda da değer biçimi çok farklı değil, toplumsal değerlerimizde aynı şekildedir, bir olaya, duruma, nesneye karşı belirli yargılar ortaya atılır. Diğer özneler bu yargıları benimser ve değer yargıları oluşur, bu değer yargıları aktarılarak devam eder ve kültür oluşur, kültüre göre çevre ve özneler şekillenir, olur size toplum.

Bizler insan öznesi olarak, her şeye bir değer biçeriz, aşağı yukarı her şeye de bir değer buluruz, lakin bu değer karşılaştırması ne kadar doğru mukayese edebiliyoruz burası büyük bir muamma. Mümin edebiyatında bir söz vardır,

Helal 20 lira ile haram 20 lira aynı değildir.

Evet yukarıda belirttiğim gibi, açık bir şekilde değer dediğimiz şeyi insan kendisi veriyor, dolayısıyla müminin helal 20 lirası ile haram 20 lirası eşit değil. Çokta tartışmaya açık değil, tekrar da söylemem gerekirse, değer yargıları özne tarafından oluşturulur.

Bilgi değerli midir?

Bilgi ne kadar değerlidir ? Veya her bilgi değerli midir? Bilginin kendisine mi yoksa bilginin sonucuna mı değer vermeliyiz ? İşte bunlar tartışmaya açık konular ve özneden özneye değişecektir. Son bir soru daha, at mı değerlidir, yoksa spor otomobil mi?

Çözüm var mı ?

Gördüğünüz gibi sorular çıkmazlarla dolu ve ortada açık ve kesin bir çözüm yok , o halde belkide girdiğimiz yol yanlıştır, yani değer diye bir şey yoktur, at mı değerlidir yoksa spor otomobil mi gibi bir soru aslında saçmadır, at attır, araba arabadır, en başında bu tür bir mukayeseye girmemek gerekir ama bir şekilde de değerleri faydalı bir şekilde oluşturmak da zorundayız.

Para değerli midir ?

Şimdi bu öyle bir durum ki, paranın kendisine ait aslında bir değeri yoktur, bu açık bir şekilde ortada 1 para ne kadar değerli 2 paradan daha mı az değerli ? Bir şeyi değerli kılabilmek için sürekli bir mukayeseye ihtiyaç duyuyoruz, yani paranın değerini zamanında altınla ölçtüler, peki altının değerini neyle ölçtüler kimileri tekrar parayla ölçtü, kimileri de, miktarının az olmasıyla, peki bir şeyin bütününü göremeden o şeyin miktarının azlığından nasıl bahsedebiliriz, orası da ayrı muamma. Bir şeyin az olduğunu söyleyebilmek için, o şeyi bir kaba koyman gerekir. Bardağın dolu tarafı ve boş tarafı gibi, bardağı ortadan ikiye bölersek, o bardak artık tamamen dolu olmuş olur. Sonuç olarak paranın bir değeri yok, parayı değerli kılan şey, diğer değerlere ortak yönden ulaşma aracı olması.

Buraya kadar yazmışken bu yazının konusu olmasa da ufak bir blockchain mevzusu açmak isterim, sonuçta burası bir bilişim blogu. Yukarıda da altının yeteri kadar sınırını bilemediğimizi söyledim, şimdi birileri çıkıp tabi ki matematiksel ve bilimsel hesaplarla bunlar hesaplanıyor vs diyebilir, peki yarın bir göktaşı daha inip helalinden 3 milyon ton, altın bıraksa, paranın değerini düşürecek miyiz, ekonomi pert olacak mı? O halde en güvenilir dediğimiz şey bile yarın bize yamuk yapabileceğine göre, Miktarını bizim belirlediğimiz bir şeye bir değer verip, ve bu şeyinde kopyalanamayacağı çoğaltılamayacağını yani miktarının sınırlarının sabit kalacağı bir şey üretebilirsek ve nihayetinde koruyabilirsek, gerçekten göktaşı sorununu çözmüş bir değer üretebiliriz.

İşte bitcoin ve alt coin denilen şeylerde bu mantıktan ibaret, sınırını biz koyalım, merkezi olmasın, kopyalanamasın, çoğaltılanamasın korunaklı olsun, al sana ortak bir para birimi ve değer üretimi.

Yukarıda yazmış olduğum cümleye tekrar değinmek isterim.

Parayı değerli kılan şey, diğer değerlere ortak yönden ulaşma aracı olması.

bakınız cümlenin virgülden sonraki kısmı gerçekten çok önemli, diğer değere ortak yönden ulaşım aracı olması, bu gün elimizdeki klasik paranın ulaşım aracı yani hızı, günümüz ekonomisine ayak uyduramıyor, her şeyin anlık yaşanmaya başladığı bir dönem de mesai saatleri dışında EFT yapamıyoruz vs. bu düzenin bu şekilde gitmeyeceği aşikar, yani tıpkı mesajlaşma işlemleri gibi para transfer işlemleri de aynı hızda olmaya başlayacak. Blokzinciri (Blockchain) teknolojisi de yukarıda saydığım güven unsurlarını sağlayan bir teknoloji, kripto paralar ise en az 10 yıllık bir tecrübeye sahip, Yanlış bilmiyorsam SpaceX 6 yıl içinde ilk başarılı roketi uzaya fırlattı. Yani 10 yıl uzun bir süreç ve bir çok tecrübe edinilmiş bir süreç. Bunu gören Facebook gibi büyük firmalar bir araya gelip, Libra adındaki kripto parayı duyurdular, Facebook zaten Whatsapp gibi milyonlarca belki milyarlarca kullanıcısı olan bir uygulamayı satın almış durumda, bu Librayı da entegre ettikleri zaman, bakkala whatsappdan ödeme yapabilir hale geleceğiz, tabi bitcoin ve diğer altcoinler de farklılıkları sebebiyle baya şey vaad ediyorlar, ancak günün sonunda son kullanıcıya ulaşanın kazanacağı belli. Burada sofistik takılıp, büyük vaatlerde bulunmak istemem zaten iktisat ve ekonomi ne haddime, sadece bilişim alanından gördüğümü yazıyorum ve bu değişime şahit olma farkındalığı insana değer katıyor, öte yandan son kullanıcı zaten blockchain falan çok anlamayacak, mesaj atar gibi para gönderecek alacak ve hayatına devam edecek.

Felsefi olarak girip bitcoin olarak çıkmak yazıma gölge düşürmesin, asıl yazma sebebim felsefi olmasıydı, “Değerler Üzerine” başlığını atıp, “Değerler Çıkmazı” sonucuyla yazımı noktalıyorum.